TRT’de yayınlanan Leyla ile Mecnun dizisini her hafta keyifle izlerim. Kahkaların eksik olmadıgı bir anda birden kendimi hüzünlü düşüncelerin içinde buluveririm. Dizinin belki den en can alıcı noktası bu… Bu hafta dizide ki bir fon şarkısı çok hoşuma gitti. İşte o şarkı Fikret Kızılok “ama babacağım”
** ** **
bir bakarsın oyuncağın kırılmış arkadaşın sana küsmüş darılmış kavga etmiş, kaşın gözün yarılmış yaşlı gözlerle bana gelip, sakın üzülme yavrum böyle büyür insanlar, ağlamak çare değil zaman degirmenini durdurmak kolay değil … ama babacığım… sendeki sen, sana soru sorunca Orta Çağ’ı, Galile’yi bilince okudugun İnce Memed olunca yaşlı gözlerle bana gelip, sakın üzülme yavrum böyle büyür insanlar, ağlamak çare değil zaman degirmenini durdurmak kolay degil … ama babacığım… pıril pırıl bir ilkbahar gununde ilk aşkının gerçeğinde düşünde bir burukluk varsa eğer içinde yaşlı gözlerle bana gelip, sakın üzülme yavrum böyle büyür insanlar, ağlamak çare değil zaman degirmenini durdurmak kolay değil … ama babacığım… yaşadığın gördüklerin dışında mutluluğu kuytularda bulunca bir de şöyle etrafına bakınca yaşlı gözlerle bana gelip, sakın üzülme yavrum böyle büyür insanlar, ağlamak çare değil zaman degirmenini durdurmak kolay değil … ama babacığım… bir gün gelir dünya sana uymazsa değiştirmek eğer elden gelmezse şarkılarım sana miras kalmışsa yaşlı gözlerle bana gelip, sakın üzülme yavrum böyle büyür insanlar, ağlamak çare değil zaman degirmenini durdurmak kolay değil … ama babacığım…Amatör de olsa video klibi çekmek zor işmiş. Hele bir de Can gibi kaprisli bir aktrörünüz varsa. Bakın neler çekmişiz
Çekmişiz derken çektiğimiz görüntüler değil
Can’ın bize neler çektirdiği ![]()
Can’ımızın 2. videosu… Metin Akpınar ve Recep İvedik muhteşem olmuş bence. Ve diğerleri Zeki Alasya, Burhan Altıntop, Dayı, Recep İvediki Melo gol Sevinci
Bu sene Edirne’de düzenlenen Kakava şenliklerinde beni en çok eğlendiren aynı zaman da bir o kadar düşündüren bir sahne…
Kızlar ve anneleri “Sahip çık kocana” diye tempo tutarken, bir gencin “sahip çık okulana, sahip çık geleceğine” diye karşılık vermesi çok anlamlıydı”
TEGV 5. Bölgesel Gönüllü Toplantısı Doğuş Üniv. de gerçekleşti. Ve bende bu yıl. resmi olarak 3. yılımı toplamda da 4. yılımı doldurdum. Toplantı öncesi ve toplantıda ki videolarımızı izleyelim
)

Prova
Can’ımız bu yaşta yaptığı taklitlerle kendisine hayran bırakıyor. Gelecek beğenilere göre ikinci videosunu da burdan yayınlayacağım
İş dönüşü eve doğru yolcukluk ederken genelde radyo dinlerim. Bugün Ceyhun Yılmaz’ı dinlerken okuduğu şirin etkisinde kaldım. İşte o şiir…
Beni güzel hatırla
(Masum değiliz müziği eşliğinde Meral Okay’ın anısına…)
Aslında hayat, bir romanın sayfalarına gözatmak kadar kısadır.
Geriye dönüp baktığınızda ayrıntılardan ziyade aklımızda hüzünler, acılar, sevinçler, aşklar ve ayrılıklar kalır…
İşte bu kadar kısa ve net hayat.
Bir bedene giydirilmiş duyguların karmamaşasıdır çoğu zaman. Kendimizle yüzleşemediğimiz bedenimize uymayan duyguları üstümüze giydirdiğimiz zaman işte o zaman alaboraya girmiş bir gemi gibi kendimizi bir fırtınanın içinde buluveririz. umutsuzlukların, çaresizliklerin getirdiği duygu karmaşasında suçu hayat’ta buluruz.
Gelin o zaman hayatın anlamını çok uzaklarda aramayın… Günahsız bir beden olarak dünyaya geldiğiniz ana gidin. Ve romanın sayfalarını bir bir çevirin… Sizin belirlemediğiniz ama sizin için değerli olanlardır “içindekiler” sayfasında ismi ilk yazılanlar. Siz doğduğunuzda bu isimler zaten yüreğinize bir bir işlenmiştirr.
Gün gelir yeni isimler girer hayatınıza. Hayatın romanınıza kattığı her yaşantısında içindekiler sayfasında ki isimleri düşünmeden hareket edemeyeceğinizi anlarsınız. Hayat halen devam ediyor… sararan romanın yapraklarından geriye sadece bembeyaz bir sayfa kalır…. “İçindekiler” Yüreğinizdekiler… Barış Tekin- (09-04-2012)

